Anne Babaların Erken Çocukluk Eğitiminde Plan Hazırlama

Çocuğunuzun bugünün ve yarının yaşam planını önceden yapın!
Anne babalar çocuğun eğitim ve kişilik gelişiminde; çocuğa kazandırılacak bilgi ve beceriler doğrultusunda, uygun ortam sağlanarak
0–6 yaş döneminde günlük ve yıllık plan hazırlama ve uygulamanın gerekli olduğunu, hamilelik döneminden itibaren gerekli duygusal, bilişsel, bedensel ve toplumsal davranışları kazanması için çocuğun tüm eğitsel yaşantısına uygulanabilecek plan olması gerekiyor.

0-6 yaş döneminde; anne baba, aile, bakıcı genel olarak eğitim programında yapılması öngörülen gelişim alanları; duygusal, dil, bilişsel, psikomotor, sosyal gelişimi ve öz bakım becerilerini kimlerin nasıl yapacağını belirten ayrıntılı koordine edilecek akış planı olması gerekir.

Bu söylemin üzerine, şimdiden duyar gibiyim, “bunlar kendilerini ne sanıyorlar çocuğun planı mı olur?” diyenler…

“Bir tarafta ev işi, bir tarafta iş ve çocuk plan yapmak mış”, diyenler.

“Çocuk büyütmeyi kolay sanıyorlar, bir ağladı mı ne yapacağınızı şaşırıyorsun o zaman plan kalmıyor?” diyenler.

“Çocuğa evde herkes rast gele karışıyor, plan dinleyenler mi var” diyenler.

“Biz planla mı yetiştik, annem kenara atardı ağlaya ağlaya orada uyurduk, şimdi çocuk sahibi olduk, çocukta bizim gibi büyür” diyenler.

“Eğitim dediğin okulda olur, o çocuk ne anlar şimdi, okula gidince öğrenir” diyenler.

“Ben gerekli kuralları uygulamak istiyorum, fakat ne oluyorsa çocuğun ağlaması, telaşında, ne yapacağımı şaşırıyorum” diyenler.

Akla gelen; “yedisinde ne ise yetmişinde de odur”. Veya “ne ekersen onu biçersin”  gibi atasözleri aslında gerekli cevapları veriyor.

Bir soru: planlı programlı yapılmayan şehirlerimize baktığımızdaki çarpıklık, sonradan yapılan düzenlemeler ile şehir iyileştirilebilinir mi? Veya planlı yapılmayan evimize rast gele ekler ve kat çıkınca sorun olan taşıyıcı kolonlara, sonradan destek vermekle evimiz sağlam ev olur mu?

Örnek olarak İstanbul depreme karşı büyük risk altında olan şehirlerimizden biridir. Bu yapılaşmanın plan programında önemli aktör insandır. Eğitimde gelişmiş ülkelere gittiğimizde, gördüğümüz şehircilik planı programını övmekle yetiniriz. Ayrıca şunu da rahatlıkla söyleyebiliyoruz, “deprem öldürmez, sağlam olmayan binalar insanı öldürüyor”. Deriz.

Örnek olarak; 11 Mart 2011 yılında Japonya da ki Deprem ve Tsunami felaketinin yaratığı sıkıntılara rağmen yaşama devam eden Japon halkı çocukken öğrenilip geliştirilebilen duygusal gelişim ve eğitimin zorluklarla başetmede ne denli hayati öneme sahip olduklarına dünya ile birlikrte tanık olduk.

Bu örneklerden de anlaşıyor ki, Yaşadığımız yüzyılda ülkelerin iyi yetişmiş, donanımlı, mutlu, sevmeyi bilen, duyarlı, düşünebilen, doğru karar verebilen, ülkesini seven bireylere gereksinimi vardır. Ülkeler, çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri için en sağlıklı eğitim yollarının geliştirilmesi çabası içerisindedirler. Her ne kadar kişilik gelişiminin insanın hayatı boyunca süregeldiğini kabul etsek de kişilik gelişmesinde ve yapılaşmasında temelin çocukluk döneminde atıldığı gerçeği geçerliliğini korumaktadır

Anne ve babalar ile yapılan görüşme bilgi paylaşımında çeşitli örnekler anlatıldı.  Tatil yerlerinde yabancı bir annenin iki, dört ve altı yaşında olan çocukları ile tatile geldiğini, etkin iletişimlerine hayran olduklarını anlatanlar. Deniz kenarında anne ile çocuk ayrı ayrı kum öbekleri ile oynarken, birbirlerini rahatsız etmeden oyunlarına yoğunlaşarak vakit geçirdiklerini anlatılar.  Çoğumuzun tanık olduğu bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

Bunun için de anne babaların çocuklara uygun sağlıklı ve iyi bir eğitim ortamının oluşturulması gerekmektedir. Çocuk Eğitimin istenilen düzeye ulaşabilmesi için çevre ve günün koşullarına uygun belirlenen nitelikte program ve plan hazırlanmalıdır.

Baba gün boyunca beş yaşındaki çocuğu ile vakit geçirmek için evde kalmıştı. Sabah kahvaltı, öğle yemeklerinden sonra aralarda Legolarla değişik şekiller yapmışlar, kitap okunmuş, TV de çizgi film yerine mutfakta kendilerine özel bir tost yapmayı tercih etmişler, babaya göre iyi bir gün geçmişti. Akşam anne işten gelince nasılsınız, vaktiniz nasıl geçti sorularına, çocuk “babam bana Legolarla kale yapmadı, istediğim arabayı yapmadı” dedi. Anne “kendin yapa bilirsin çocuğum” dedi “ben babamdan istedim yapmadı”. İlgili baba çocuğun şikâyeti üzerine şoktaydı. Anne çocuktur, geçiştirmeye çalışırken baba nedeni üzerine yoğunlaştı. Sonuçta bu konuyu paylaşırken çocuğun davranışı, olumsuzlukları ön plana çıkarma, şikâyet tarzında anne babanın davranışının aynısını modellediğinin farkına vardık.

Çocuğa yöneltilen davranış ve ona karşı takınılan tavır ilk yaşantıların örülmesinde büyük önem taşımaktadır. 0–6 yaş döneminde çocuk sosyal birey olmayı öğrenirken aynı zamanda özdeşim yapacağı bir modele ihtiyaç duyar. Genellikle özdeşim nesnesi anne baba olmaktadır. Fakat ağabey, teyze, hala, dayı ya da amca gibi aile içinden bir erişkin de özdeşim nesnesi olabilir. Bu üyelerin bozuk bir kişilik yapısına sahip olması halinde, olumsuz davranış örneğinin çocuğa yansıma ihtimali artmaktadır.

Ailenin çocuk eğitimi plan ve programındaki çabalarının genel amacı, yetişmekte olan çocukların ve gençlerin topluma sağlıklı ve verimli bir şekilde uyum sağlamalarına yardım etmektir. Uygar toplumların sosyal yaşamlarını sürdürebilmeleri için çeşitli kurumlar geliştirilmiştir. Eğitimin kurumsallaşması için de okullar kurulmuştur. Ancak eğitimi okullar ile sınırlamak doğru olmaz. Eğitim bireyin bütün yaşamı boyunca sürmekte, okul dışında ve içinde yaşam boyunca edindiği tecrübelerin bütününü kapsamaktadır.

Ailede eğitim programı, çocukları hedef alarak onların yaş ve gelişim özelliklerine göre planlanır, çocuğu sadece okul öncesine ve ilköğretime hazırlamak değil, aynı zamanda bu 0–6 yaş çocuklarının gereksinimlerine göre düzenlenerek gerçeğe uygun yaşantılar kazandırmayı amaçlamaktadır. Ailede hazırlanan eğitim programlarına birebir uymak mümkün olmayabilir. Ancak anne babaların, belirli prensiplere bağlı kalmak koşulu ile çocukların gelişimsel özellikleri, olgunluk düzeyleri ve çevre koşullarına göre program hazırlar ve uygularlar.

Ülkemizde ailelerde çocuk gelişimi ve eğitimi ilgili yıllık ve günlük olmak üzere plan esasları düşünce olarak henüz tam gelişmemiştir.

DEVAM EDECEKTİR…
Hüseyin Yeter (15 Temmuz 2011)
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.